BAŞKAN, BİRLİK MESAJI VERDİ!

03.11.2014 Haberler

Muharrem Ayı münasebetiyle Tokat Belediyesi Aşevi Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14 bin kişilik aşurenin dağıtımında konuşan Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu, “1071’den itibaren bu topraklarda Alevi ve Sünniler el ele birçok devlet inşa ettiler. Bu birliğimiz hep daim olsun” diye konuştu.
Her yıl Muharrem Ayının 10. günü kutlanan Aşure Günü münasebetiyle Yer altı Çarşısı üzerinde program düzenlendi. Çok sayıda vatandaşın ilgi gösterdiği programa Başkan Eroğlu’nun yanı sıra, Vali Cevdet Can, Garnizon Komutanı Hacı İlbaş, AK Parti İl Başkanı Adem Çelik, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ahmet Bay ve İl Müftüsü Ahmet Erdem de katıldı.

Günün anlam ve önemine değinen İl Müftüsü Erdem, “10 Muharrem’de, Hz. Adem’in tövbesi kabul olmuş, Hz. Yunus balığın karnından kurtulmuş, Muharrem'in 10'unda Nuh aleyhisselamın gemisi Cudi Dağı'nda karaya çıkmıştır. Bu kurtuluşun şükrü olsun diye geminin ambarında kalan tahılları çıkarıp bir araya getirerek özel bir tatlı yapan gemi sakinleri, bu tatlıyı aralarında paylaşmışlar, kurtuluşlarının da bir şükrü olarak çevrelerine tatlı ikramında bulunmuşlardır. Öte yandan Ehl-i Beyt’in Kerbela’da yaşadığı acı hadiseler de bugüne ayrı bir anlam katmaktadır” dedi. 

Daha sonra kürsüye gelen Başkan Eroğlu, bu topraklarda her daim kardeşliğin hakim olduğunu ve birçok devleti Alevi ve Sünnilerin el el kurduklarını söyledi. Fırat’tan su kanalları inşa ederek Kerbela’nın susuzluğunu gideren bir neslin torunları olduklarına değinen Başkan Eroğlu, “Muharrem ayı İslam tarihinde acıların yaşandığı bir ay. Maalesef Hz. Hüseyin ve evlatlarının şehit edildiği Kerbela olayının yaşandığı ay. Resulullah efendimizin emaneti olan, zulme karşı mücadele eden ve bu uğurda şehit olan Ehl-i Beyt sevgimizin arttığı bugünlerde tüm Ehl-i Beyt’e salavat ve selamlarımızı gönderiyoruz.

Bu coğrafyada insanlarımız birlik, beraberlik için yüzyıllar boyunca türlü mücadele ile yaşadı. Bu coğrafyada mezhep ve etnik ayrım gözetmeksizin, barış içerisinde, huzur içerisinde, hatta din ayrımı gözetmeksizin yaşadık. Bundan sonrada daha zengin, daha müreffeh, kardeşliğin güçlü olduğu, birlik ve beraberliğin güçlü olduğu Yeni Türkiye’yi inşallah birlikte inşa edeceğiz.

Hacı Bektaş Veliler, Yunus Emreler, Mevlanalar bu memleketin canları, ozanları, erenleri hep aynı şeyleri söylemişler; Sevgi, saygı, hoşgörü, kardeşlik… İşte sevgili kardeşlerim biz bu topraklara sevgiden başka tohum ekemeyiz. Bizim geçmişimizde, kültürümüzde, dinimizde nefret, kin yok! Kardeşlik var, gönül birlikteliği var…

Bugün baktığımızda bir büyük medeniyetin çocuklarının içine düştüğü durumdan dolayı içimiz kan ağlamaktadır. Binlerce kilometre uzaktan gelip sözde demokrasi özgürlük ve insan hakları vadederek ülkeleri parçalayan, insan haklarını yok eden zalimler, insanlık onuruna yenik düşeceklerdir. Yaşananlar maalesef vicdansız, gaddar bir batı uygarlığın bölgede asırlardır doğurduğu fitnenin, kargaşanın sonuçlardır. Öte yandan ise Türkiye Cumhuriyeti devletinin, yakılan yıkılan ve harap edilen komşu ülkelerin mazlum ve kimsesiz halkına gönlünü ve sınırlarını açarak büyük millet olma iradesini ortaya koyması, bizim insanlık anlayışımızın, kardeşlik duygularımızın, İslamı özümseyişimizin en güzel örneğidir. Bizim mayamızda hep adalet ve hoşgörü var. Hep mazlumu koruyup gözetmek, zalimi lanetlemek var.  Güçlü bir Türkiye için sevgi temelinde kurulan gönül birliğinin sağlanması lazım. Çok Şükür ki baktığımızda toplumsal tansiyon artsa da halkımızın olaylar karşısında gösterdiği sabır ve olgunluk gelecekle ilgili kaygılarımızı azaltmaktadır. Çok şükür ki; tahrikler, tehditler ve siyasi rant hesapları farklılıkların bir arada yaşama bilincini ve kararlılığını ortadan kaldıramamıştır.

Cumhuriyetimiz, bir inancın, mezhebin ya da etnik kökenin egemenliği üzerinde inşa edilmemiştir. Bu topraklar üzerinde yaşayan, nefes alan her bir ferdin ortak değerleri üzerine inşa edilmiştir. Sadece cumhuriyetimiz değil 1071'den itibaren bu aziz vatan toprakları üzerinde inşa ettiğimiz her devlet ve her medeniyet, bizim Alevisiyle Sünnisiyle ortak eserimizdir. Hazreti Peygamber, Hazreti Ali ve Hazreti Hüseyin nasıl ki bizim hürmetle takip ettiğimiz büyüklerimizse Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre ve Fuzuli de aynı şekilde bizim hepimizin ortak değerleridir. Bizler asırlar sonra Kerbela'nın susuzluğunu gideren, Fırat'tan su kanalları inşa ederek, Kerbela'yı suyla kavuşturan Osmanlı'nın torunlarıyız. Bizler, muharrem ayını hep birlikte büyük bir huşu ile tuttuğumuz oruçlarla idrak eden tek bir milletiz. Allah birliğimizi, kardeşliğimizi, gönül bağımızı koparmaya çalışanlara, fitne çıkaranlara, gerilim üretenlere fırsat vermesin" diye konuştu.

Daha sonra Başkan Eroğlu, Vali Can ve Garnizon Komutanı İlbaş, vatandaşlara aşure ikramında bulundular.