TARİHE YÜRÜDÜLER...

21.06.2014 Haberler

Tarihi Kentler Birliği Tokat Belediyesi’nin ev sahipliğinde buluştu. Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda 17 ilden belediye başkan ve temsilcileri, vali ve kaymakamları, sivil örgütleri, meslek odaları, kanaat önderleri ilk defa Tarihi Kentler Birliği’nin Karadeniz Bölge Toplantısı’nda bir araya geldi.
“Doğa ve Kültür Öncelikli Ekonomik Kalkınmada Rotalar” başlıklı bölge toplantısı, Karabük ve Rize’de yaptığı örnek çalışmalarla kültürel rotaların hazırlanmasına öncülük eden Merkez Valisi Nurullah Çakır’ın moderatörlüğünde yapıldı. Karadeniz kıyı şeridi ile iç kesimlerinin entegrasyonunun ve kentlerin ortaklık kurmasının sağlanması, doğa ve kültür öncelikli bütüncül koruma yaklaşımlarının geliştirilmesi hedeflendiği toplantının açılış konuşmasını Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu yaptı. Başkan Eroğlu, Tokat’ın tarihi yapısı ve önemine değindiği konuşmasında şunlara ifadelere yer verdi; "Anadolu coğrafyasının en bereketli topraklarını barındıran, tarih öncesi dönemlerden günümüze dek farklı kültürlerin yaşama ve geçiş alanı olmuş, Anadolu’nun özü Tokat’a kentimize hoş geldiniz. Adından bahsedilince, Tokat’a hiç gelmemiş olanların, neden bilinmez bozkırın ortasında sarı, sıcak, sıkıcı bir kent canlanır zihinlerinde. Karadeniz kıyısındaki, içeriye yağış geçişini engelleyen sıra dağların yüksekliği, bu şehirde yağış geçişine müsaade edecek bir rakıma düşmesi sebebiyle oldukça dengeli bir iklime sahiptir Tokat; ne Karadeniz sahilleri kadar aşırı yağışlı ve nemli, ne orta Anadolu kadar kurak, ne aşırı soğuk ne aşırı sıcak. Birbirine koşut ve yeşil ırmağın üç kolunun geçtiği, üç bereketli ovası vardır. 200 metre rakımlı Kelkit Ovasını Kelkit kolu, 600 metre rakımlı Kazovayı Tozanlı kolu, 1000 metre rakımlı Artova’yı Çekerek kolu sular. Tokat’ın en kuzeyinde hem iklim ve bitki örtüsü hem köylerdeki mimari hem de insanlar Karadeniz’le bire bir benzer. Kuş uçuşu 100 km. ötede Tokat’ın en güneyinde ise iklim, bitki örtüsü ve insanlar orta Anadolu ile aynıdır. Farklı yüksekliklerdeki bu ovalar Akdeniz bitkileri hariç bütün Anadolu’daki bitki çeşitlerinin burada görülmesi yanında endemik türleri de içinde barındırır.   Dünyadaki en önemli 12 gen merkezinin dördü Türkiye’de bunlardan ikisi Tokat’tadır. M.Ö. 4000 yıllarından başlayarak 14 devlet ve birçok beyliğin yaşadığı ve egemen olduğu Tokat; geniş ve sulak vadilerle bunlar arasındaki geçitlerden oluşan bereketli alanların orta yerinde bulunur. Nadir bir coğrafyanın kalbinde bulunuyorsunuz. Tokat çok farklı kültürlerin kavgasız, gürültüsüz günümüze kadar yaşayıp geldiği bir yerdir. Sebep nedir? Bunu İbn-i Haldun’un Mukaddimesinden bir alıntı ve Evliya Çelebinin anlatımıyla açıklayabiliriz sanırım. Sosyoloji ilminin babası İbn-i Haldun insanın yaşadığı coğrafyanın ve iklimin,  karakterine etki ettiğini söyler. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Tokat'tan  şöyle bahseder.   " Bu havası hoş şehrin dört tarafında bahçe ve bostanlar içinden sular akar. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiyeler ve çeşitli meyveler bulunur.   Halk zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez, yumuşak huylu insanlardır.         

Cami, saray, köşk ve imaretleri o kadar sağlam ve güzel olur ki buralara girenler hayran olurlar.         
Hacı Bektaş-ı Veli'nin hayırlı ve bereketli duaları ile bu eski ve tarihi şehir " alimler konağı, fazıllar yurdu ve şairler yatağıdır."   Türk’lerin Anadolu’ya gelişinden önce de önemli bir merkezdir Tokat. Altı bin yıllık geçmişi ile birçok uygarlığın yaşamış olduğu Tokat, gerek tarihsel ve kültürel zenginliği, gerek çevre çekicilikleri ve doğal varlıkları, gerek zengin mutfağı ve kökü asırlar öncesine dayanan el sanatlarıyla kültür ve doğa turizmi yönünden üstün özellikler taşıyan konumdadır. Havzada; tarihi ve doğal özelliklere sahip İl Türk başkentlerinden Niksar, kültürel ve doğal değerlere sahip, 6000yıllık Horoztepe höyüğü ile Erbaa, termal tesisi ve doğal güzellikleri olan Reşadiye, doğal ve kültürel değerleri olan Almus ve Başçiftlik yerleşim merkezleri bu ilimiz sınırları içinde yer almaktadır. Kalkotik ve ilk tunç çağlarından sonra Büyük Hitit Devletinin doğu federasyonlarına bağlı birçok kentin, Yeşilırmak'ın kolları Kelkit, Tozanlı ve Çekerek kolu vadileri boyunca kurulması ile başlayan, Pers ve Pontus döneminde doruğa ulaşan derebeylik dönemi, Tokat, Niksar, Zile ve Turhal'da en tipik ve güçlü şeklini almıştır. Yine uzun bir dönem Roma ve Bizans Egemenliği altına giren Tokat, Danişmend ve Selçuklu Türklerinin siyasi üstünlükleriyle birlikte Maveraünnehir'den gelen Türk İslâm kültürü ile tanışmıştır. 900 yıldan beri de kesintisiz Türk Egemenliği altındadır.

TOKAT TARİHİ MÜTHİŞ HADİSE VE YAPILARLA DOLU...
Timur ordularından Kazıklı Voydoda ve Roma İmparatoru Sezar'a kadar birçok tarihi ismin yolunun Tokat'tan geçtiğini belirten Başkan Eroğlu, "Tokat'ın Mesela Erbaa ilçesine bağlı Akça beldesinde bulunan Silahtar Ömer Paşa Camisi çivi kullanılmadan yapılmıştır. Taş, çini, ahşap, boya süslemeleri, ahşap kemerle süslü kapısı, çıtaları, boya süslü tavanda altıgenleri, göbekte kesişen şekilleriyle, batı, kuzey ve doğu yönlerinden çeviren revaklarıyla ayrı bir sanat ve tarih eseri. Timur’un büyük Anadolu işgalinde fethedemediği tek kaledir Tokat kalesi. Yine Vlad Tepes ismiyle Eflak Boğdan prensliği yapan ve zulüm ve vahşi eylemleri nedeniyle Kazıklı Voyvoda veya Drakula olarak ünlenen şahsın da Tokat Kalesi zindanında bir süre esir kalmış olması kentin tarihsel geçmişinin ne denli heyecan verici olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu coğrafya Tarihe en kısa en veciz mektup olarak kayıt edilen VENİ VİDİ VİCİ (Geldim Gördüm Yendim )  Sezar’ın Zile Kalesini alırken söylediği sözünün geçtiği coğrafyadır. İlk dik milli değirmenlerin kurulup Roma’ya taşındığı Anadolu’nun endüstri ile ilk tanıştığı, Anadolu’nun ilk Türk Medresesinin kurulduğu, İlk Türk başkentlerinden Niksar’ı sınırlarında barındıran, Tarihi ipek yolunda bulunan, Ballıca mağrası ile Pazarı, Kalesiyle kültürel zenginliğiyle Turhal’ı, Doğal güzellikleriyle Almus’u ve Başçiftliği, Kültürel derinliği ve termal kaynakları ile Reşadiye’yi, Antik kent Sulusaray’ı ilimiz sınırlarında barındıran önemli kimlikli zengin bir coğrafyadır. Ayrıca ziyarete açılan 8 salonu, 680 m. uzunluğunda ve 95 m. yüksekliğinde olan Ballıca Mağarası, dünyanın en büyük ve en görkemli mağaralarından biri. Bu doğa harikası, henüz ziyarete açılmayan ve keşfedilmemiş bölümleri ile gizemini korumayı sürdürüyor. Ballıca Mağarası'ndaki oluşumları izlemek, doğal bir müzeyi gezmek gibi. Yaşı yaklaşık 3.4 milyon yıl olarak tespit edilen Ballıca Mağarası, şimdiye kadar tespit edilen tüm mağara oluşumlarına sahip olmanın yanı sıra, özgün Soğan Sarkıtları ile de uluslararası önem taşıyor.                  

Pazar ilçesinden Ballıca Mağarası'na ulaşan 8 km'lik yol, Kral Yolu'na bağlanan Selçuklu Dönemi'ne ait bir köprünün yanından geçiyor. Yapımı 1238 yılına tarihlenen ve 2006 yılında restorasyon çalışmalarına başlanan Mahperi Sultan Kervansarayı da Mağara yolu üzerinde yer alıyor.
Birçok tarihi ismin yolunun düştüğü şehrimiz için “Tokat’a gitmek gerek” diyor Mevlana, sonra ekliyor: “Çünkü Tokat’ta iklim ve insanlar mutedildir.” Asırlar önce söylenen bu söz, her halde şimdi tam karşılığını bu toplantıyla bulmuştur" dedi.

TARİHİ KENTLER BİRLİĞİMİZİ UFKUMUZU AÇTI
Tarihi ve Kültürel konularda Tarihi Kentler Birliği'den çok etkilendiklerine değinen Başkan Eroğlu sözlerini şöyle tamamladı; "Yine bugün Tarihi Kenter Birliği nin ilk toplantısının TOKAT a olması önemlidir ve önemsenmelidir. Buradan Kadim Anadolu’ya TOKAT tan bir mesaj verilmektedir.  Bu mesajı iyi algılıyor ve buradan ortak akılda ortak çalışmalarla korumacılıkta kat edilen mesafenin, duraksamadan devam edeceğini vurgulamak istiyorum. Kente yapılan her dokunuş, bütüne doğru yürümekte mihenk taşları oluşturuyor. Kenti bir bütün olarak ele alıyoruz. Tarih bilinciyle, geçmişi değerlendirerek günışığına çıkarmak ve gelecek nesillere ışık tutmak için çalışıyoruz. Tarihi restorasyonlar ve kamulaştırmalar için bazı projelerimiz var. Tokat’ımızın tarihsel mirasını ve dokusunu koruyarak; kültürel ve sosyal değerlere hassas, yerel ekonomik kalkınmayı tetikleyecek turizm geliştirme ve kültürel faaliyetlere önem vererek, Tokat’ın sadece bugünü değil, geleceğini de inşa etme gayretindeyiz. Ayrıca Tarihi Tokat Evlerinin restorasyonları ile ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde, bu evlerin sahiplerinin de içerisinde bulunduğu bir yaklaşımla adeta eski Tokat ile yeni Tokat’ı bütünleştirme, Tokat’ı diğer şehirlerle girdiği yarışta birkaç adım öne çıkarmayı istiyoruz. Öte yandan Tokat ile özdeşleşmiş, yöresel ağızla belleklerde yer edinmiş kırk badallar gibi farklı ve iyi değerlendirildiğinde çekici ve cazibe unsuru olabilecek mekan ve mevkiler içinde bazı projelerimiz mevcut. Bunların dışında bazı tarihi yapılar, meydan ve yollar ile tarihi niteliği olan bazı irili ufaklı su öğelerini de dış aydınlatma ile dikkat çekici bir hale getirip, öne çıkaracağız. Bugün burada bir irade koyuyoruz. Bu irade Bölgenin kültürel ve doğal varlıklarının yasal çerçevede bir bütünlük içerisinde korunması, Bölgenin ekonomik gelişimine olanak yaratabilecek açılımların saptanması ve tanıtılması, Bölgenin geleceğine yönelik bir vizyon geliştirilmesi, Temel değerlerin ortaya konması; bu sürece yönelik kararların alınması ve bu kararlara toplumun tüm kesimlerinin açık olması, Katılımcı politikaların ve mekanizmaların özendirilmesi, Yerel ortaklar arasında sorumlulukların dengeli biçimde paylaşılması iradesidir.   Sayın Valimizle, İl Özel İdaresi ile, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile ve tabiki Tokat halkı ile Tokat'ımızı önce kendi halkımıza sonra ülkemize ve nihayetinde de dünyaya tanıtmak, yerel yönetici olarak boynumuzun borcudur.   Bütün  bu az bilinen Anadolu Türk Mimarlığının  hiç şüphesiz en önemli kenti Tokat'ımız, tükenmez enerjisiyle sevgili hocamız Prof. Dr. Metin Sözen'in önderliğinde Tarihi Kentler  Birliği ile bütün dünyanın tanıyacağı bir şehir olacaktır.  

Bir Tokatlı kadar Tokat'ı sokak sokak bilen, Sulusokak, Halit Sokağı, Mevlevihane ve Beysokağı'nda tarihi rekreasyonla ilgili hangi evin kaldırılması, hangi sokağın düzenleneceği hususunda ufkumuzu açan ÇEKÜL Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen hocama ve değerli ekibine Tokatlılar adına teşekkürü bir borç biliyorum. Değerli hocam dünden beri yaptığımız istişare toplantıları ile bize vizyon verdiniz. Tokat'ın size ihtiyacı var. İşte ilin Valisi, Belediye Başkanı, İl Özel İdaresi Başkanı ve İl Kültür Müdürü burada. Çizdiğiniz yolda ilin yöneticileri olarak biz yürümeye hazır, yeter ki siz bize rehberlik edin.   

Tarihi Kentler Birliği Başkanımın Yusuf Ziya Yılmaz'ın şahsında, tüm katılımcı belediye başkanlarım ve yöneticilerimi Tokat'ta ağırlamaktan, iklimiyle, tarihiyle, doğal güzellikleriyle ve enfes aromalı sebze ve meyvesi ile farklı lezzetlerin tatlandığı Tokat'ımızda ağırlamaktan gurur duyduk. Sabırla Anadolumuzun bu cennet köşesinin tarihi serüvenini dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, tekrar hoşgeldiniz diyorum."

ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, “Gelecek için inanan için söylüyorum yarın yoktur. Bugün yapmazsan yarın yoktur. O bakımdan ilk seçildiğiniz günden itibaren 5 yılın yarını yoktur. Ne yaparsanız yarın olur. Onun için Karadeniz Bölgesi’ndeki güzelim doğayı kirletmeden bütüncül bir yaklaşımla, Karadeniz Türkiye’de görevini bütün bir şekilde yapma ve yanlışı hiç devreye sokmadan kararlıdır ifadesini vermek zorundayız” diye konuştu.

"KÖYLERDE O GÜZELİM AHŞAP BİNALAR YOK EDİLİYOR"
Tarihi Kentler Birliği ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, eski binaları yıkarak yok etmek ve o binaların yerine modern binaları ön plana çıkarma gibi bir cehalet dönenimin yaşandığının altını çizdi. Günümüzde artık o değerleri bulup çıkarmayı, adeta köklerimize ulaşmanın bir çabası olarak gören bir bilincin Anadolu’da yükseldiğini belirten Yılmaz, “Buna iftihar, gururla söylüyor ve inanıyorum. Başbakanımız her defasında kadim medeniyetleri ve uygarlığımızın ayak izlerini bulup ortaya çıkarmamız yönündeki çabalarımıza katkı vereceklerini söylüyor. Bu yönden de şehircilikle ilgili büyük çaba gösteriyor. Hacı Bayram Veli’nin sözü bir kitabesinde ‘İnsan taşla toprakla şehirler inşa etti. Ama taşla toprakla şehirle inşa ederken bir taraftan da insan kendini inşa etti’ şeklinde yer alıyor. Aslında bu kadim medeniyetlerin inşası sırasında insanlık bir taraftan kendini kültürünü, sanatını, edebiyatını geliştirdi, inşa etti” şeklinde konuştu. Başkan Yılmaz, 1965'ten başlayan, 2000'li yılların sonuna kadar geçen 35 yıl içerisinde köylerin boşaldığını belirterek şöyle konuştu: “Köylerimizdeki yerleşik nüfusun, ülke nüfusunun yüzde 30'u köylerde kaldı, yüzde 70'i şehirlere geldi. Bu kadar kısa sürede, 35 yıl içerisinde bu kadar büyük sosyolojik hadise ister istemez şehirlerimizi çirkinleştirdi. Şehirlerimizin içerisinde bulunduğu bu durum ister istemez böyle oldu. Bizler de bu dönemin, bu kadar büyük göç dalgasının altında inim inim inleyen şehirlerin bu dönemin yöneticileri olarak işimiz zor. Ama moralimizi bozmamamız lazım. Başarmamız için ülkemizde tarihsel bir fırsat var. Siyasi bir istikrar var, bir tek parti iktidarı var. Özellikle hakikaten siyaset olarak da şehirlerimiz içinde bulunduğu duruma yönelik bakış açısını geliştirmemiz ve hızlandırmamız, batı ülkelerinde geçen seviyeye bir anlayışa taşımamız için bir iradede var. Bu irade olduktan sonra başarmak için hiç bir neden yok diye düşünüyorum. Ama bu arada başka bir şey oluyor. Köylerimizden kentlerimize gelip de kentlerimizi çirkinleştiren, kentlerimizdeki varoşları ve kentlerimizdeki tarihi değerlerimizi hırpalayan bu göç dalgası bugünlerde bana göre başka bir şekle dönüşüyor. O da şu, bu defa o köylerde terk edilmiş güzelim ahşap ata mirası olan mimari doku betonlaşıyor. Köylerde o güzelim ahşap binalar yok ediliyor. Görgüsüzce yarım yalak tuğla beton köy evleri yapılıyor, hiç köylerde tanık olmadığımız evler yapılıyor. Biz Samsun'da bunu iş edindik kendimize. Yani kentsel yerleşimdeki planlamaya kadar köylerdeki inşaat endüstrisinin köyleri istila edişi ile ilgili olayda mücadele etmemiz gerektiği sorumluluğunu düşünüyoruz.”

Son olarak konuşma yapan Tokat Valisi Cevdet Can ise Tokat’ın tarihi potansiyeline değinerek, “Bu şehrin 900 yıllık geçmişinde kendi medeniyetimize ait ‘900 adım’ sloganı güzel konulmuş. Ben de diyorum ki şehirleri ziyaret etmek için mutlaka sebepler bulunmalı. Kimliğimiz kentimiz, geleceğimiz ve ülkemiz olarak devam ettirebilir. Bunu böyle uygulamak lazım” ifadelerini kullandı. 

Konuşmaların ardından GOÜ Sosyal Tesislerinde düzenlenen yemeğe geçen heyet, Milletvekili Dilek Yüksel ile birlikte Tokat'ın yöresel lezzetlerini tadarak, Kent Gezisi için belirlenen güzergahın başlangıç noktası olan Erenler'e gittiler. Erenler'den Sulusokak, Latifoğlu Konağı ve Mevlevihane'ye kadar yaya olarak ilerleyen heyet, bu güzergahtaki tarihi eserleri görüp, inceleme fırsatı buldular.

Tokat'ın tarihinden ve tarihi eserlerinden oldukça etkinlendiklerini belirten katılımcılar, bolca fotoğraf çekip mihmandarlar Hasan Erdem ve Ekrem Anaç'tan bilgiler aldılar. Müze ziyaretine AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, AK Parti İl Başkanı Adem Çelik ve İl Genel Meclisi Başkanı Adem Dizer'de katılırken, heyet Tokat gezisini tamamladıktan sonra Niksar'a hareket etti.
21.06.2014 - A.Yılmaz